Ne İstiyoruz






  Ne istiyoruz hakikaten? Zaman zaman, beklentilerimiz mi yüksek mükemmeliyetçi mi davranıyoruz diye öz eleştiri yaparken buluruz kendimizi. Bu noktada, diğer insanlar hayatlarından memnunken kendimizin hayatı sorgulama nedenini merak ediyoruz. Diğerlerinin elindekiyle yetindiğini düşünüp bizim elimizdekinin bizi tatmin etmeyen bir şey olduğunu düşünürüz. Peki o zaman tatmin edecek şey ne olabilir?
  Lüks evler, lüks arabalar, yeni bir telefon almak ya da alışveriş yapmak, "ideal bir meslek" sahibi olmak gibi zırvalardan bahsetmediğimi biliyorsunuz. Bu o kadar sığ ve somut bir mesele değil. Bu yüzdendir meselenin ya ruhani bir anlayışla ya da sahip olduğumuz perspektifle ilgili olduğunu düşünmem. Mesele perspektif ise elimizdekiyle yetinmek yerine elimizdekiyle ilgilenmek mi tatmin eder, ilgilenmeye değecek bir eldeki oluşturmak mı? Değiştirirken seçimi nasıl yapmalıyız  ya da değişimin tatmin edeceğini hangi noktada anlarız?
  Mükemmeli kovalıyorken şu aşamada elimizdekini nasıl değerlendiriyoruz? Belki de tüm bu arayış var olan mükemmeli gözden kaçırmaktır. Sahi, daha çok var mı mükemmel olmaya?




Yorumlar

  1. İnsanoğlu mükemmel olmak ya da mükemmeli yaşamak için yaratılmamıştır. Hayatta bazen doyum noktasına ulaşamayız. Bazen de ulaştığımız zaman bu nokta bir tık daha yükselir. Bu insanın aç ve beklentilerinin oluşu ve bu oluşan dolayı dahasını merak eden bir güdüdür. Bizi mantık dışı durumlara iten durumlar her zaman güdülerimizden kaynaklanmıştır. Bu güdüler hiçbir zaman başladığımız noktayı hatırlatmaz. Zaten insan elindeki imkanların farkına varsa mutlu olmak için yeterli olduğunu dahası mutlu olmak için mükemmel olmaması gerektiğini farkedecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da bunlar hakkında düşündürmeyi istemiştim yazarken, çok teşekkür ediyorum paylaşımınız için.

      Sil
  2. Mükemmeliyetçilik üzerine güzel bir yazı. Tebrik ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR YOL

Normal